
Sena cesur bir prensesdi. Bir gün, esrarengiz bir adada mahsur kaldı. Deniz dalgaları adanın etrafında gürlüyordu. Sena, yardım beklerken gökyüzüne umutla bakıyordu.

Uzak bir krallıkta, kısa ve dalgalı koyu saçlı, mavi gözlü bir prens yaşardı. Prens, Sena'nın adada mahsur kaldığını duyunca hemen yola çıkmaya karar verdi. Macera başlıyordu!

Prens, denizleri aşarken fırtınalarla mücadele etti. Kocaman bir ejderha yolunu kesti ama prens cesurca kılıcını çekip ejderhayı korkuttu. Yoluna devam etti.

Sonunda adaya ulaştı. Adanın etrafında büyülü çiçekler açmıştı ve Sena onu bekliyordu. Prens, Sena'ya elini uzatıp "Korkma, seni kurtarmaya geldim," dedi.

Sena ve prens, adadan çıkmak için birlikte çalıştılar. Prens, Sena'ya dostluğun ve cesaretin ne kadar önemli olduğunu anlattı. Hep birlikte gemiye bindiler.

Eve dönerken Sena ve prens çok iyi arkadaş oldular. Adadaki macera, onlara gerçek dostluğun değerini gösterdi. Onlar artık her zaman yan yanaydı.


